İçeriğe geç

Fırtına nasıl bir şey ?

Fırtına Nasıl Bir Şey? Rüzgarın Bize Sunduğu Dramalar

İzmir’de yaşıyorum. Yani, evet, İzmir’in sakin havasında yaşıyoruz derken, bir anda “Fırtına nasıl bir şey?” diye soracak kadar ciddiye alabiliyoruz. Şimdi, fırtınanın bilimsel tanımını yapacak halim yok, çünkü bunu Google’a yazınca çıkar. Ama şöyle basit bir şekilde anlatmam gerekirse: Fırtına, dışarıda “Ben geldim!” diye bağıran, saçımı başımı darmadağın eden, sokakları dev bir çamaşır makinesi gibi döndüren, korkutucu ama bir o kadar da eğlenceli bir doğa olayı. Yani, kısacası bir fırtına, hayatımıza önce korku, sonra da kahkahalar getirebilir. Hem de bazen beklenmedik bir şekilde. Hadi gelin, bir fırtınayı birlikte izleyelim.

Fırtına Kapalı Alanda: İçeriği Alın, Çıkmayın!

Bir gün, İzmir’de fırtına başladığında ben evdeydim. Herkesin evinde olduğu gibi, evdeki herkesin sabah rüyasında duyduğu fırtına sesi bende de vardı. Pencereyi kapatıp kafamı yerleştirdim. Çünkü bir fırtına geldiğinde, ilk yapmam gereken şey “görmediklerimi görmeyi” başarmak. Anlamadınız değil mi? Ben de anlamadım aslında ama ben buradaki fırtınanın farkına varamadım, kafamı bir an açtım, ama rüzgarın sesiyle gözlerim bulandı.

Şimdi, bazı insanlar fırtına sırasında çok heyecanlanır, sanki doğa ile bir dansa çıkacaklarmış gibi. Benim gibi “öf bu rüzgar bu kadar olur mu?” diye düşünenler de var. Ama yine de dışarıya çıkmadım. Hava kötüydü, ama bu durumdan ne kadar şikayetçi olduğumu, bir dakikalık iç sesimle anladım:

İç ses: “Çıkmana gerek yok. Yani gerçekten, dışarıda ne var ki?”

Fırtınanın etkisiyle birden bir düşünceye kapıldım. İnsanlar dışarıda ne yapıyor? Kimse dışarı çıkmak istemiyor gibi. Bir anda bir düşündüm ki, “Yahu, herkes niye dışarı çıkıyor? Yağmur ve fırtına, bazen başımıza dert oluyor ama…” Dışarıda rüzgar çırpınırken, insanlar her türlü maceraya atılmak isterler. Ama işte fırtınada dikkat etmeniz gereken bir şey var: Yalnızca o fırtına anında değil, sonrasında da ne yapacağınızı bilmiyorsanız, yalnızca “ıslak bir şekilde” geri dönersiniz.

Fırtına ve İnsan: Huzursuz Olmaktan Eğlenmeye

Bir gün, fırtına sırasında bisikletle dışarı çıkmaya karar verdim. Neden? Çünkü arkadaşlarım “Yapalım!” dedi, ama öyle bir tıkırtı geldi ki, fırtınanın sesi dışarıdaki seslerden “yavaşça” duyulmaya başladı. Arada bir tempo yakalayamadım. Fırtına esiyor, rüzgar dönüyor, ağaçlar devriliyor… Arada bir dümdüz yürümek istiyorum! Fakat aniden etraftan gelen sesler: “Yavaş git, düşeceksin!” Gerçekten de böyle oldu. Eğlenceli ama… Evet, fırtına bazen seni gülümsetse de, birden çarptığı akı karanlık! İşte bu durumda fırtına anında en çok eğlenceli şeyleri daha çok seviyorum!

Fırtınada Dışarıda Olmak: Gençlerin Kaderi

Birkaç hafta önce, İzmir’de bir fırtına daha patlak verdi. Sanki öyle bir rüzgar vardı ki, kafamız karıştı. O kadar hızlı esiyor ki, biz bile bir süre ne olacağını bilemedik. Bu durumda ne yapacaksınız? Tabii ki, sağlıklı bir şekilde bükülmeyerek dışarı çıkın. Kafanız karışmasın!

Bir diğer fırtına düşüncemde ise bir arkadaşım, bu konuda rahat duramadı. Bize, “Dışarıda fırtına yok, muhteşem değil mi? Yağmur daha yağmaz, eğlenmeye bak!” dedi, ama ondan sonra arkamıza dönüp bakmaya başladık. Birden her şey değişti! Gerçekten bu anlar çok uzun! Hadi be!

Fırtına: Yani Fırtınanın Gerçek Anlamı

Sonuç olarak, fırtına bir yanda dışarıdaki rüzgarın şiddeti ile korkutuyor, ama öbür yanda da “Yaşadığımız bu sorun değil, sıradışı anlar yakalamak” diyor! Şu fırtına gününde sakin kafalı olarak ilerledikçe, eğlenceli bir duygu aldık. Hadi çıkalım, yakalayalım, başka da bir fırsat beklemeyelim!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ahmet Başbey Bülent Kent