Kamulaştırma Bedelini Kim Belirler? Mülkiyet, Adalet ve Geleceğin Değer Haritaları Hadi bugün, sıkıcı bir hukuk başlığını masaya yatırır gibi değil; bir grup arkadaşla kahvede koyu sohbete dalmışız gibi konuşalım. “Kamulaştırma bedelini kim belirler?” sorusu kulağa kuru bir mevzuat cümlesi gibi gelebilir. Ama işin içinde ev, anılar, geleceğe kurulan planlar ve kamunun yararına inşa edilen yollar, hastaneler, parklar var. Yani mesele; sayılarla insan hikâyelerinin tam kesiştiği yerde duruyor. Özet akış: İlk aşamada idarenin kıymet takdir komisyonu “tahmini bedel” belirler (m.8). Uzlaşma sağlanamazsa bedeli mahkeme belirler; bilirkişi heyeti m.11’deki kriterlere göre rapor hazırlar (m.10–11). ([Adana Avukat Saim İncekaş][1]) Köken: Bedelin “ilk sesi”…
16 YorumKategori: Makaleler
Sigorta Girişi Nereden Yapılır? Bir Psikolojik Bakış Açısıyla İnceleme Psikoloğun Meraklı Girişi: Sigorta Girişinin İnsan Psikolojisindeki Yeri Sigorta girişini nereye yapacağınızı düşündüğünüzde, zihninizde ilk belirginleşen şey nedir? Genellikle bu tür bir karar, kaygı, güvensizlik ve kontrol arayışının bir bileşimi olarak ortaya çıkar. Sigorta, yalnızca bir finansal güvence değil, aynı zamanda insanların hayatlarını kontrol etme çabalarının bir simgesidir. Bu yazıda, sigorta girişinin insanların içsel dünyalarındaki rolünü, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden ele alacağız. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Sigorta Girişi Bilişsel psikoloji, insanların düşünme, karar verme ve problem çözme süreçlerine odaklanır. Sigorta girişi gibi önemli bir karar, insanların bilişsel süreçlerini derinden etkiler.…
8 YorumKamera Anahtarı Nedir? – Bir Hikâyeyle Başlayan Anlamın Kapısı Bazen bir fotoğraf, bazen bir an, bazen de yalnızca bir “tıklama” hayatın yönünü değiştirir. İşte o tıklamanın ardındaki gizli kahraman, çoğu zaman fark etmediğimiz küçük bir detaydır: kamera anahtarı. Ama bu yazı sadece bir teknolojik parçayı değil, onun ardındaki duyguyu anlatıyor… Bir Hikâyenin Başlangıcı: Elif ve Mert’in Hikayesi Elif, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte balkona çıktı. Elinde kahvesi, gözlerinde uykusuz ama umut dolu bir parıltı vardı. Günlerdir bitirmek istediği kısa filmi için çekimlere başlayacaktı. Yanında ise her zaman olduğu gibi, teknik detayları düşünen, her şeye çözüm bulmayı seven Mert vardı. Elif’in kalbi,…
18 YorumKapalı Cezaevi Görüşleri Hangi Gün? – İnsan Bağlarının Duvarlar Ardındaki Psikolojisi Bir Psikoloğun Merakıyla Başlayan Yolculuk Bir psikolog olarak beni en çok etkileyen şeylerden biri, insanların en kısıtlı ortamlarda bile bağ kurma ve duygusal dayanıklılık sergileme becerisidir. Kapalı cezaevi görüşleri konusu tam da bu noktada, insan doğasının sınırlarını gösteren derin bir pencere açar. “Kapalı cezaevi görüşleri hangi gün?” sorusu yüzeyde yalnızca bir bilgi arayışı gibi görünür; ancak bu sorunun ardında, umutla, özlemle ve insan olmanın psikolojik karmaşıklığıyla örülmüş çok daha derin bir hikâye yatar. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Zaman ve Umut İlişkisi Cezaevinde kalan bireyler için görüş günleri, zihinsel takvimde yaşamın…
16 YorumHak Grevi Yasal mı? Toplumsal Yapılar ve Cinsiyet Rollerinin Gölgesinde Bir Direniş Biçimi Toplumsal ilişkiler, bazen sessiz bir uzlaşının, bazen de yüksek sesli bir itirazın ürünüdür. Bir araştırmacı olarak yıllardır gözlemlediğim şey, insanların hak arayışında yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel kodlarla da mücadele ettiğidir. “Hak grevi” kavramı bu bağlamda yalnızca bir çalışma hakkı meselesi değil; bireyin sistemle, kültürle ve kendi kimliğiyle kurduğu ilişkinin yansımasıdır. Hak Grevinin Anlamı ve Yasal Çerçevesi Hak grevi, işçilerin toplu sözleşme süreci dışında, doğrudan bir hakkın ihlaline tepki olarak işi bırakmasıdır. Bu, bir ücret artışı ya da yeni bir talep değil, mevcut hakların…
16 YorumOkul Öncesinde Güdüleme: Küçük İnsanların Büyük Felsefesi Bir filozofun gözünden bakıldığında, öğrenme yalnızca bilgi edinmek değildir; varoluşun anlamını aramaktır. Güdüleme, insanın bu arayışa yön veren içsel itkisi, yani “neden öğreniyorum?” sorusuna verdiği sessiz cevaptır. Özellikle okul öncesi dönemde, çocukların dünyayı keşfetme biçimi, insanın bilgiyle ilk karşılaşmasının saf hâlidir. Bu nedenle, “okul öncesinde güdüleme nedir?” sorusu, yalnızca bir pedagojik mesele değil, aynı zamanda derin bir felsefi sorudur. Etik Perspektif: Öğrenmenin Ahlakı Okul öncesi dönemde güdüleme, bir çocuğun iç dünyasında özgürlük, sorumluluk ve aidiyet duygularının ilk filizlenme alanıdır. Etik açıdan bakıldığında, çocukların öğrenme sürecinde nasıl güdülendiği, onların ileride nasıl bir birey olacaklarını…
14 YorumGübürcü Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Bir siyaset bilimci olarak toplumsal düzenin en alt katmanlarına bakmak, çoğu zaman en üstteki iktidar mekanizmalarını anlamanın en kestirme yoludur. “Gübürcü” kelimesi, yüzeyde yalnızca bir meslek veya toplumsal rol gibi görünür; oysa derinlere inildiğinde, bu kelimenin ardında bir iktidar ilişkisi, bir kurumsal dışlanma ve bir vatandaşlık tanımı yatar. Peki, “gübürcü” aslında kimdir? Ve bu kelime neden yalnızca geçmişin sokaklarında değil, bugünün siyasal yapılarında da yankılanmaktadır? Gübürcü: Toplumun Görünmeyen Vatandaşı Gübürcü kelimesi, Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde “çöp toplayan, atık temizleyen kişi” anlamında kullanılırdı. Fakat bu tanım, yalnızca fiziksel bir…
16 YorumDas Kapital Kaç Sayfa? Geleceğin Toplumlarını Şekillendirecek Bir Klasik Üzerine Vizyoner Düşünceler Bazen bir kitap sadece satırlardan ibaret değildir; bir çağın, bir düşüncenin ve hatta geleceğin haritasını çizer. Karl Marx’ın dev eseri Das Kapital tam da böyle bir kitap. Orijinal baskısı yaklaşık 800 ila 1200 sayfa arasında değişen bu eser, sayfa sayısının ötesinde bir derinlik ve fikir zenginliği taşır. Ancak gelin biz, bugün bu sayfa sayısından daha ötesine bakalım: Bu eser gelecekte bizi nasıl bir dünyaya taşıyabilir? Erkeklerin ve kadınların farklı bakış açıları bu geleceği nasıl şekillendirebilir? Bir Kitaptan Daha Fazlası: Das Kapital’in Geleceğe Uzanan Gölgesi Das Kapital’in orijinal Almanca…
10 YorumGöz hakkı nedir sorularla islamiyet? — Tarihsel arka planı, fıkhî zemini ve güncel tartışmalar Göz hakkı, halk dilinde başkasının malına, imkânına veya nimetlerine bakan kimsenin duyduğu arzuya karşılık, mal sahibinin gönül alıcı bir ikramda bulunması anlamında kullanılan bir terimdir. Fıkıh literatüründe bu ifade birebir teknik bir başlık olmayabilir; yine de kavram, komşuluk hukuku, kul hakkı ve ihsan/infak ilkeleriyle yakından ilişkilidir. Bu yazı, “Göz hakkı nedir sorularla islamiyet?” arayışına cevap verirken, kavramın tarihsel arka planını, klasik fıkıhtaki yansımalarını ve güncel akademik tartışmaları bir arada ele alır. Göz hakkı nedir? Özünde “göz hakkı”, bir ahlâkî nezaket ve paylaşma tavsiyesidir: İmkânı olanın, imkânı…
10 YorumGösterişçi Tüketim Ne Demek? Bir Filozofun Gözünden Varlığın, Bilginin ve Ahlakın Tüketimi Bir filozof için her olgu, sadece görünenin değil, görünmeyenin de araştırılmasıdır. Tüketim de bu anlamda yalnızca ekonomik bir eylem değildir; o, insanın varoluş biçimini, bilgiyle kurduğu ilişkiyi ve değer anlayışını yansıtan bir aynadır. Peki, gösterişçi tüketim ne demek? Bu kavram, yüzeyde yalnızca “lüks tüketim” gibi görünse de, derininde insanın kendini başkaları üzerinden var etme çabasını gizler. Thorstein Veblen’in tanımıyla gösterişçi tüketim, bireyin tüketimi statü kazanmak için kullanmasıdır; ama felsefi açıdan bu, insanın “görülme” arzusunun varlık sahnesine taşınmasıdır. Ontolojik Perspektif: Tüketim Yoluyla Var Olmak Varlık felsefesi açısından gösterişçi tüketim,…
14 Yorum